Loading...
PDF İndir

Gezegenin Arşivi

 • Sulak alanlardaki bitki artıklarının binlerce yıl boyunca üst üste yığılmasıyla oluşan turbalıklar doğanın ve insanın izlerini binlerce yıl bozulmadan saklayan doğal arşivlerdir.[1]

 

 • Turbalıklar dünyadaki hiçbir müzede bulunmayan bir “doğa ve kültür tarihi arşivi” barındırır. Turbalığı oluşturan turba parçaları arasındaki ıslak, oksijensiz ve asidik ortam rüzgâr, yağmur veya başka yollarla turbalığa taşınarak gelen başta bitki polenleri olmak üzere her şeyi steril ve havasız bir ortamda saklar.[2] Bu nedenle turbalıklarda yapılan analizlerle bitki türleri ve iklim tarihi bakımından önemli bilgiler elde edilebilir. Örneğin “buzul çağından sonra ne zaman ormanlaşma başladı”, “hangi ağaç türleri ne zaman baskın durumdaydı”, “tarım ne zaman başladı”, “hangi dönem daha sıcak, ılıman veya soğuktu” gibi pek çok soruyu turbalıklara bakarak yanıtlamak mümkündür.

 

 • Turbalıklarda çevre kirliliğinin tarihçesi, insanoğlunun geçmişteki yaşantısı ve kültür tarihine ait birçok iz bulunabilir. Üstelik bu iz sürme işlemi, bizlerin düşündüğünden çok daha eski tarihlere kadar gidebilir. Örneğin turbalıklara bakılarak kurşunun ne zaman ve ne oranla kullanıldığı sorusu yanıtlanabilir. Böylece Romalıların Viyana’dan gönderilen kurşun bardakları ne zaman kullanmaya başladığı, gümüşün ilk kez hangi dönemde eritildiği, kömürün yakılmasıyla ve maden eritmeleriyle kurşunun ne zaman yüksek miktarda serbest duruma geçtiği, kurşunlu ve kurşunsuz benzinin ne zaman kullanılmaya başlandığı ortaya konulabilir.

 

• Dünya üzerinde yaklaşık 450 milyon hektar turbalık bulunur. Sibirya’daki, Baltık Denizi’nin doğusundaki, Kanada’nın kuzey kesimlerindeki düzlüklerde dünyanın en geniş turbalıkları yer alır. İklim koşullarına bağlı olarak Türkiye’de çok kısıtlı turbalık alan bulunur (Karadeniz dağları, Bolu, Denizli, Van ve Adıyaman çevresinde) ve bu kısıtlı alan Kuzey Yarımküre turbalıklarının güney ucunu oluşturur.[3]

 

 • Turba/torf; kültür mandacılığında, turba tezeği olarak -termik santraller de dahil olmak üzere- yakacak amaçlı ve organik madde olarak saksı toprağı, fidan üretimi ve bahçe toprağı iyileştirmede kullanılır. Bu geniş kullanım alanı nedeniyle turbalıklar, yoğun olarak kullanım bakısı altındadır. Turba oluşumunun yavaş işleyen bir süreç olması bu yok oluşu daha da hızlandırır. Bir turbalık yılda ancak 1-2 milimetre kadar büyüyebilir, dolayısıyla bir metre kalındığındaki bir turba oluşumu için yüzyıllar gerekir. Bugüne kadar dünyada toplam 800 bin kilometrekare turba alanının tahrip edildiği tahmin ediliyor. ''Turba ülkesi'' bilinen Finlandiya'nın günümüzde turbalıklarının yüzde 60'ını kaybettiği düşünülünce bu rakamın ne kadar büyük bir rakam olduğunu anlayabiliriz.

 

 • Turbalıkların dünyadaki durumuna benzer şekilde Türkiye’deki turbalıklar ve turbalığa benzer oluşumlar da tarım alanı kazanma, yakacak için “turba tezeği” elde etme ve turba/torf üretimi gibi amaçlarla yok edildi. Turbalıkların yok olmasının en önemli adımları 1950’li yıllardaki sulak alanların ve turbalıkların kurutulmasıyla atıldı. Hatay’daki Amik Ovası turbalığı ve Kahramanmaraş’taki Gavur Gölü turbalığı bu durumun en iç acıtıcı örneklerindendir. Turbalıkların yoğun kullanımı ve kurutulmasına bağlı olarak Türkiye’de canlı denilebilecek turbalık miktarı 22 bin hektardan 3 bin hektara gerilemiştir. Turbalıkların koruma altına alınması turbalıkların varlığını sürdürmeleri bakımından büyük önem taşımaktadır.

 

 

Kaynaklar:

[1] P.A. Keddy, Wetland Ecology: Principles and Conservation (2nd ed.), (Cambridge: Cambridge University Press, 2010), 38.

[2] Bu yazının büyük bölümü Atlas Dergisi’nde yayınlanan “Turbalıklar Gezegenin” adlı yazıdan derlenerek hazırlanmıştır. Yazı için bkz.  https://www.atlasdergisi.com/kesfet/doga-cografya/5439.html.

[3] http://tucaum.ankara.edu.tr/wp-content/uploads/sites/280/2015/08/semp5_28.pdf

Daha fazlasını göster...
Sonraki Konu

Sadık Yarim