Loading...
PDF İndir

Toprak Nedir?

Toprak, atmosfer ile taş küreyi (litosfer), tatlı su ile tuzlu su alanlarını (hidrosfer) birbirinden ayıran bir ara katman olup, birçok bitki ve hayvan için yaşam alanı sunan biyosferin (canlı küre) bir parçası, gezegenimizin yaşayan, nefes alan derisidir.[1]

 

Bitkilerin yetişmesine uygun ideal (model) bir toprağın %45’i mineral, %25’i hava, %25’i su ve %5’i organik maddeden oluşur.[2]

 

Toprağın katı kısmını oluşturan mineraller ve organik madde birbirinden oldukça farklı iki katı kısmın, toprak ana materyali ile canlı ve canlı artıklarının fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak ayrışmasından meydana gelir.[3]

 

Toprağın büyük bölümünü oluşturan ve inorganik (canlı olmayan veya bir canlı tarafından üretilmemiş) mineral kısım, fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından topraktan toprağa değişiklik gösterir. Toprağın mineral bölümü, ana kayanın hemen üstündeki, taşlı ve kaba taneli yapıdaki ana materyalin gevşeyip parçalanması ve ayrışmasıyla oluşur. Bu süreçte önce birincil mineraller (Feldispat, kuvars, mika vb.) oluşur, daha sonra birincil minerallerin ayrışması ile silikat, kil ve demir oksit gibi diğer mineraller oluşur.[4],[5]

 

Minerallerin çeşidi ve topraktaki oranları toprağın rengini ve dokusunu etkiler. Topraktaki mineralleri ayırt etmek, toprağın verimi, nem muhafaza etme yeteneği gibi birçok detayı anlamamıza yardımcı olur.

 

Toprağın mineraller dışında katı kısmını oluşturan diğer bir madde organik maddedir. Toprağın en küçük orandaki unsurunu oluşturan organik madde toprak için yaşamsal bir öneme sahiptir. Organik madde yalnızca toprak organizmalarının besin ve enerji kaynağı olmayıp ara ve son ürünleri ile toprağın biyolojik ve kimyasal hatta fiziksel özelliklerini etkileyen en önemli maddedir. Organik maddelerin ana kaynağı bitkiler ve hayvansal kalıntılardır. Toprağın organik maddesinin %85’ini bitkiler, %10’unu bitki kökleri, %5’ini ise toprak canlıları (mantarlar, mikroorganizmalar, solucanlar, farklı hayvan türleri ve akarlar) oluşturur.[6]

 

Topraktaki organik maddeler toprağın niteliğini belirler. Doğal koşullar altında ağaç, çalı, ot, bitkilerin üst kısımları ile kökleri ve toprak canlıları her yıl toprağa büyük miktarda organik kalıntı sağlar. Organik maddenin içindeki organizmalar bu kalıntıları ayrıştırır. Organik kalıntıların ileri derecede ayrışmasından sonra oluşan maddeye humus denir.[7] Humus toprağın güç ayrışan, daimi organik bileşenidir. Kolloidal, yüksek iyon tutma ve değiştirme gücüne sahip bu madde aynı zamanda toprak taneciklerinin birbirine bağlanarak suya dayanıklı toprak kümeciklerinin oluşmasında yaşamsal öneme sahiptir. Böylelikle toprak yapısının (strüktür) gelişmesinde çok önemli bir role de üstlenir.

 

Koyu renkli, yumuşak ve besin değeri yüksek olan humus besin maddelerini ve suyu depolar, toprağa gözenekli, stabil bir yapı sağlar. Ayrıca humus, bitkilerin fotosentez esnasında bünyelerine aldığı ve iklim değişikliğinin baş aktörlerinden biri olan karbondioksit gazını karbon formunda içinde barındırır. Bu durum toprağı en önemli karbon depolarından biri yapar.[8]

 

Toprağın içinde bulunan su ve hava toprak için en az mineral ve organik madde kadar önemlidir. Topraktaki mineralleri ve organik maddeler arasında yer alan hava boşlukları toprağın havalanmasını, bitki köklerinin ve toprak organizmalarının nefes almasını mümkün kılar.

 

Toprağın altında yaşayan organizmalar ve bitki kökleri solunum için oksijen tüketip, karbondioksit üretirler. Bu nedenle toprak içindeki hava atmosferden farklı olarak oksijenden çok karbondioksit içerir. Eğer toprakta sağlıklı bir havalanma sistemi yoksa toprak içindeki karbondioksit oranı artar ve toprak altındaki canlılar solunum yapamaz hale gelir.[9]

 

Toprağın altındaki boşluklarda havanın yanı sıra su da bulunur. Su toprakta serbest halde ve yüzey kuvvetiyle toprak tanelerinde yapışık halde bulunur. Topraktaki suyunun ana kaynağını yağışlar ve sulama suyu oluşturur. Toprağa sızan suyun bir kısmı buharlaşma ile topraktan uzaklaşır, bir kısmı yerçekimi etkisi ile toprağın alt katmanlarına doğru sızar, kalan bir kısım ise gerektiğinde bitkilerin faydalanması için toprak boşluklarında depolanır. Bir metreküp toprak yaklaşık 200 litre suyu bünyesinde depolayabilir. Böylece toprak uzun zaman yağmur yağmasa bile bitkilere su iletmeye devam eder. Kökler ve organizmalar toprak taneleri arasındaki boşlukları dolduran su ve hava olmadığında canlılığını kaybeder.[10]

 

Kaynaklar:

[1] Robert Edwin White, Principles and Practice of Soil Science, (Blackwell Science, Melbourne-Australia, 2002), 3.

[2] Nyle C. Brady, The Nature and Properties of Soils, (Macmillan Publishing Company, Newyork, 1990), 11.

[3] A.g.e.

[4] Mark R. Ashman, Esssential Soil Science: A Clear and Concise Introduction to Soil Science, (Blackwell Publishing, USA, 2002), 11.

[5] Bknz: Toprak dokusu

[6] Brady, The Nature and Properties of Soils, 12.

[7] Rüştü Karaman, Reşit Brohi, Mücella Müftüoğlu, Taşkın Öztaş, Mehmet Zengin, Sürdürülebilir Toprak Verimliliği, (Koyulhisar Ziraat Odası Kültür Yayınları, Çorum, 2012), 79.

[8] White, Principles and Practice of Soil Science, 35.

[9] Brady, The Nature and Properties of Soils, 155.

[10] White, Principles and Practice of Soil Science, 99.

Daha fazlasını göster...
Sonraki Konu

Toprak Nasıl Oluşur?