Loading...
PDF İndir

Erozyon

 • Erozyon, yağış suları ve rüzgârla toprağın aşınıp, taşınması ve başka yerlerde birikmesi sürecidir. Erozyon doğal süreçlerle veya insan etkinliklerine bağlı olarak oluşur.

 

 • İnsan etkinliklerinin bir katkısı olmadan doğal süreçlerle gerçekleşen toprak erozyonu “jeolojik erozyon” olarak adlandırılır. Bu süreç tepeleri ve dağları geri dönüşü olmayan bir şekilde aşındırır ve erozyon ile gelen tortulların birikimi ile vadileri, gölleri ve koyları doldurur. Etrafımızda gördüğümüz birçok arazi oluşumu – kanyonlar, tepeler, nehir vadileri, deltalar ve düzlükler – jeolojik erozyonun ve birikiminin sonuçlarıdır.[1] Doğal süreçlerle oluşan erozyon oldukça yavaş şekilde gelişir.[2]

 

 • İnsan etkinliklerinin neden olduğu erozyona “hızlandırılmış erozyon” denir. Hızlandırılmış erozyon aşırı otlatma, ormansızlaşma, yamaç tarımı ya da yol ve bina yapımı için arazinin parçalanması yoluyla toprak ve doğal bitki örtüsü tahrip edildiğinde yaşanan toprak bozulmasının bir parçasıdır. Hızlandırılmış erozyon jeolojik erozyondan 100 ila 1000 kat daha zararlıdır, bu zarar en çok yüksek yağış alan bölgelerdeki eğimli alanlarda görülür.[3]

 

 • Erozyonun aktif kuvvetleri su ve rüzgârdır. Her iki erozyon çeşidinde de doğal bitki örtüsü tahrip olur.[4]

 

 • Toprağın yağmur suları ile hareketine “su erozyonu” adı verilir. Yüzey akışı toprağın taşınmasında önemli rol oynar. Eğer yağış miktarı toprağın suyu emme kapasitesini aşarsa su yüzeyde birikir ve yerçekimine direnemeyerek eğimden aşağı doğru akar. Yağmur damlalarının havaya fırlatarak sürüklediği yüzeydeki toprak parçaları, akan suya karışır ve eğim boyunca taşınır. Suyun akışı toprak yüzeyinin engebeli yapısı ile uyumlu olarak kanalize olur ve bu durum su hızının ve türbülansın artmasına neden olur. Kanalize olmuş akış, sadece yağmur damlalarının sıçrattığı toprak parçalarını değil aynı zamanda akışın toprak kütlesinden kopardığı parçaları da taşımaya başlar. Bu giderek hızlanan bir süreçtir, kanal derinleştikçe her defasında daha fazla miktarda akan suyla dolar.[5]

 

 • Genel anlamda dört tip su erozyonu vardır: Damla, yüzey, oluk ve yarıntı erozyonu.

 • Damla erozyonu, çıplak toprak üzerine yağmur damlalarının çarpması sonucunda meydana gelir. Toprak yüzeyine şiddetli çarpan yağmur damlaları toprak parçalarını 60 cm kadar yükseğe sıçratırlar.

 • Toprağın akış ile ince bir tabaka halinde toprak yüzeyinden ayrılması olayına yüzey erozyonu denir. Tabaka erozyonu da denilen bu erozyon çok yavaş seyrettiği için kolay fark edilemez. Tabaka erozyonu ancak koyu renkli verimli üst toprak süpürülüp açık renkli alt toprak açığa çıkınca fark edilebilir.

  • Eğimi fazla arazilerde yağış sırasında eğim doğrultusunda akan yüzey suları arazinin yüzeyindeki kanalcıkları izleyerek akar. Hareket halindeki su hem kendi etrafında dönme hem de taşıma gücü kazanır. Suyun dönme hareketi, toprak tanelerini gevşeterek, yerinden koparır ve kopan parçacıkları yerçekimi doğrultusunda sürükler. Sonuç olarak arazinin yüzeyinde başlangıçta derinlikleri birkaç santim olan oluklar meydana gelir. Eğimin üst kısımlarından kopan toprak parçaları taşınan materyali daha aşağı kısımlarda biriktirir. Toprağın bu şekilde aşındırılmasına oluk erozyonu denir.

 • Damla erozyonu, oluk erozyonu ve birbirini izleyen donma ve çözünme olayları toprağı oyuntu erozyonuna karşı dirençsiz kılar. Eğimi yüksek arazilerde yağışlarla birlikte meydana gelen yüzey akışları, eğim boyunca, daha önce meydana gelmiş oluk ve kanalcıkları izler. Aşağı kesimlere doğru suyun miktarı ve taşıma kapasitesi artar. Oluk ve kanalcıklar içinde akan su, yatağını derinlemesine ve yanlamasına oyarak aşındırır. Böylece uzun eğimlerin en aşağı bölümünde geniş oyuklara ve toprak kayıplarına neden olan sel yarıntıları meydana gelir. Bu şekildeki erozyona oyuntu erozyonu veya sel yarıntısı erozyonu denir. Eğim, aşağı ve yukarı sürüm, yanlış mühendislik yapıları (hendekler, saptırıcılar), çiftlik hayvanlarının izleri, maden arama çalışmaları ve bitki örtüsünün çeşitli nedenlerle tahribi, oyuntuların giderek genişleyip derinleşerek yayılmasına katkıda bulunur.[6]

 

  • Rüzgârın toprak materyalini taşıma gücü suya göre daha düşüktür. Rüzgârla taşınan genellikle küçük olan toprak parçacıkları bir yerden bir yere hareket ederler ve bir yerde birikirler; tüm bu süreç “rüzgâr erozyonu” olarak adlandırılır. Rüzgâr erozyonu, rüzgâr gücünün, toprağın erozyona karşı direncinin kırılma noktasını aştığında meydana gelir. Şiddetli rüzgârlar ince toprak materyalini esiş doğrultusunda sürükleyerek büyük toz kümesi şeklinde taşır. Taşınan materyaller bitki örtüsünün bulunduğu yere yığılır ve buralarda küçük tepecikler meydana gelir.[7]

 

 • Rüzgâr erozyonu, rüzgâr şiddeti, yağış, yüzey pürüzlülüğü, toprak dokusu ve kümelenme (agregatlaşma), tarımsal faaliyetler, bitki örtüsü ve alan boyutu arasındaki karmaşık etkileşimlerin bir sonucudur.[8]

 

 • Organik madde içeriği düşük, aşırı otlatılmış, çiğnenmiş ve sürülmüş topraklar erozyona en duyarlı olanlardır. Toz bulutlarının yaklaşık %50'si ormansızlaşma ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanır.[9]

 

Kaynaklar:

[1] Raymond R. Weil ve Nyle C. Brady, The Nature and Properties of Soils (New York: Macmillan Publishing Company, 1990), 83.

[2] Barış Mater, Toprak Coğrafyası, (İstanbul: Çantay Kitapevi, 1998), 198.

[3] Ray R. Weil, Nyle C. Brady, The Nature and Properties of Soils, 127.

[4] Barış Mater, Toprak Coğrafyası, 199.

[5] Abdüsselam Ergene, Toprak Biliminin Esasları, (Konya: Öz Eğitim Basın Yayın Dağıtım, 1997), 338.

[6] A.g.e., 346.

[7] Humberto Blanco ve Rattan Lal, Principles of Soil Conservation and Management, (Springer, 2008), 55.

[8] A.g.e.,

[9] Gomes L, Arrue JL, Lopez MV ve ark., (2003) “Wind erosion in a semiarid agricultural area of Spain: the WELSONS Project,” Catena 52, no. 2-3, (Temmuz 2003): 235–256.

Daha fazlasını göster...
Sonraki Konu

Erozyonun Etkileri