Loading...
PDF İndir

Toprağın Asitleşmesi - Asit Yağmurları

 • Asit yağmuru, asidik kimyasalların yağmur, kar, sis, çiğ veya kuru parçacıklar halinde yeryüzüne düşmesine verilen isimdir.[1]

 

 • Özellikle enerji üretimi, endüstriyel etkinlikler, orman yangınları ile atmosfere ulaşan kirleticiler (kükürt oksitler (SO2), azot oksitleri (NOx) atmosferin hareketiyle birlikte çok uzaklara taşınabilir. Bu partikül (parçacık) madde ve gazlar atmosfere ulaştıkları andan itibaren atmosferdeki nem ile birlikte kimyasal reaksiyona girerek H2SO4 (sülfirik asit), HNO3 (nitrik asit) gibi asit damlalarına dönüşürler ve yağmur, kar ya da asit sisi halinde yeryüzüne dönebildikleri gibi yeryüzünde kuru bir biçimde yavaşça birikedebilirler.[2],[3]

 

 • Atmosferde asitleşmeye neden olan en yaygın kirleticiler kükürt dioksitler (SO2) ve azot oksitlerdir (NOx). Her yıl tonlarca kükürt dioksit (SO2) çeşitli kaynaklardan yayılarak atmosfere karışır. Bu yayılmanın (emisyon) en önemli bölümü elektrik üretmek amacıyla çok büyük miktarda kükürtlü katı ve sıvı yakıtlar yakan termik santrallerde oluşur. Bu nedenle termik santral ve çevresindeki yaşam asit yağışlarının ayrıca tehdidi altındadır.

 

 

 • Azot oksitler (NOx) asit yağmuru ve hava kirliliği toplam yükünün önemli bir miktarını oluştururlar. Azot oksidin atmosferdeki miktarının yarısı taşıt egzozu, diğer yarısı ise sabit yakma tesislerinden kaynaklanır. Bu gazlar atmosferde doğal gaz çevrimine girerek, nitrik asit (HNO3) oluşumuyla sonuçlanan zincirleme reaksiyonları tamamlarlar. Elektrik santrallerinden, taşıt ve konutlara kadar çok geniş bir alanda kullanılan fosil yakıtların tamamı azot oksitlerin kaynağını oluşturur. Bu nedenle azot oksitlerin kaynağı kükürt dioksite göre daha yaygındır.

 

 • Nötr asit olarak kabul edilen suyun pH derecesi 7’dir. 7’nin altındaki pH değerleri maddelerin asitliğinin arttığını, 7’nin üzerindeki pH değeri ise maddenin alkali olma düzeyinin ya da durumunun arttığını gösterir. pH değerindeki her bir birimlik artış ya da azalış on katlık bir oynamaya denk gelir. Örneğin pH’ı 4 olan bir madde, pH’ı 5 olan bir maddenin 10 katı asidiktir. Normal koşullar altında oluşan yağmurların pH değeri atmosferdeki karbon dioksit derişimine bağlı olarak 5.6′dır. Bu şekilde yağışlarda bulunan karbonik asit yanında atmosfere bırakılan SO2, ve NOx gibi kirleticilerin atmosferde yoğunlaşması yağmur suyunun asidik karakterini daha da güçlendirir.[4] Özellikle kirletici kaynaklarının yakınlarında asidik çökellerin pH’ı 4.0’a kadar düşer. Aşırı yoğun sis koşullarında, pH yaklaşık 2.0'a düşebilir ve bu da canlı yaşamı için ciddi bir potansiyel tehlikedir.[5]

 

 • Asit yağmurlarından en çok Kuzey Amerika, Orta ve Doğu Avrupa ve İskandinavya etkilenir. İsveç hükümeti ülkesindeki asit yağışlarından sorumlu kükürt salımlarının büyük bölümünün İngiltere’deki endüstriyel alanlardan geldiğini öne sürüyor.[6]

 

 • Yüksek düzeydeki asit yağışları bitki örtüsüne, su varlıklarına ve toprağa ciddi oranda zarar verir. Örneğin Muğla-Yatağan Termik Santrali’nde kükürt içeriği %2-2,5 olan düşük kaliteli linyitlerin yakılması sonucu 600 ton SO2/gün düzeyinde atmosfere salınan kirleticiler 10.000 dekardan fazla iğne yapraklı orman örtüsünün tamamen yok olmasına, orman altı bitki örtüsü ile tarım alanlarının zarar görmesine, çevredeki tarım alanlarında yetiştirilen pamuk, tütün, zeytin gibi ürünlerde kurumalara ve hasat miktarında azalmalara neden oldu.[7]

 

 • Göktaş-Artvin Bakır Fabrikası Türkiye’de bilinen en eski endüstri kökenli zararlı etkenlerinden biridir. Günde 80 ile 100 ton düzeyinde SO2 emisyonunun 35 yıl süreyle düzenli olarak doğaya verilmesi sonucu 6 ile 10 km uzaklık içindeki bitki örtüsü tamamen zarar gördü.[8]

 

 • Özellikle tatlı su ekosistemleri (küçük göller, bataklıklar vb.) asitlilikteki değişikliklere karşı çok duyarlıdır. Yapılan çalışmalar asit yağışlarının tatlı su sistemlerindeki yıkıcılıklarında doğrudan yağıştan ziyade yüzey akışlarının daha etkili olduğunu gösterdiler.

 

 • Asit yağışları ile artan toprak asiditesi organik maddeleri besin formlarına ayıran mikroorganizmaları örneğin bakteri ve mantarları etkiler. Genel olarak, asit yağmurlarının varlığında tür çeşitliliği önemli şekilde azalır.

 

 • Toprağın asitliği (pH <5.5), dünya toplam kara alanı yüzeyinin yaklaşık yüzde 30'unu, toprak altı yüzeyinin ise yüzde 75'ini etkiler.

 

Kaynaklar:

[1] “Acid Rain,” United States Environmental Protection Agency, erişim Haziran 2018, https://www.epa.gov/acidrain/what-acid-rain

[2] Murat Türkeş, Klimatoloji ve Meteoroloji, (Çanakkale: Kriter Yayınları, 2010,) 532.

[3] World Resources Institute, erişim Haziran 2018, http://www.wri.org.

[4] A.g.e

[5] Raymond R. Weil ve Nyle C. Brady, The Nature and Properties of Soils (New York: Macmillan Publishing Company, 1990), 538

[6] Türkeş, Klimatoloji ve Meteoroloji, 534.

[7]Koray Haktanır, Cemil Cangir, Çetin Arcak ve Sevinç Arcak, “Toprak Kaynaklarının Kullanımı,” Ziraat Mühendisleri Odası, erişim Haziran 2018, http://www.zmo.org.tr/resimler/ekler/c349155b122aa8a_ek.pdf.

[8] A.g.e

Daha fazlasını göster...
Sonraki Konu

Tuzlanma