Loading...
PDF İndir

Aşırı Otlatma

 • Dünya genelinde meralar karasal yüzeyin yaklaşık %40’ını oluşturur. Bu alanın ufak bir kısmı doğal mera alanı olarak nitelendirilebilir. 1882-1952 yılları arasında 70 yıl boyunca dünyada 1,5 milyar hektar olan mera ve otlak alan 2,2 milyar hektara çıktı. Bu durum doğal mera alanı dışında kalan diğer ekosistemlerin otlak olarak kullanıma açıldığını gösteriyor. Kullanıma açılan bu alanların büyük bölümü genellikle verimsiz veya suyun az olduğu dolayısıyla tarıma uygun olmayan aykırı (marjinal) alanlardır.[1]

 

 • Otlama büyük-küçük tüm çiftlik hayvanlarında (sığır, koyun vb.) eş zamanlı gerçekleştiği için otlatmanın toprak üzerindeki toplam etkisi, merada otlayan büyük memelilerin (sığırların) yoğunluğuna bağlıdır. Bu noktada büyük memeli hayvan varlığının yüksek ya da düşük oranlı olarak nitelendirilmesi, mera alanının büyüklüğüne, mera ekosisteminin üretkenliğine (su ve besleyici varlığı), otlatma sıklığı ve ritmine (yıl boyunca, mevsimsel ya da dönüşümlü otlatma) ve mera alanının toprak türüne bağlıdır. Örneğin oldukça üretken bir taşkın dere yatağında hektar başına düşen beş koyun düşük yoğunluk olarak kabul edilirken bu koyun sayısı görece daha düşük üretkenliğe sahip kutup meralarında oldukça yüksek bir yoğunluk olarak kabul edilir.[2]

 

 • Büyük memelilerin otlatılmasının mera üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri bulunur. Bir mera alanında yoğun oranda büyük memeli hayvanlar otluyorsa, toprakta sıkışma, aşınma, hayvanlar arasında besin rekabeti ve birçok durumda hayvan dışkılarındaki ilaç kalıntılarına bağlı olarak toprak kirliliği de artar. Bir süre sonra olumsuz etkiler, olumlu etkilerin (dışkı yoluyla besleyicilerin toprağa dönmesi vs.) önüne geçer.[3]

 

 • Aşırı otlatma, bitkilere kendilerini toparlanmaları için zaman tanımaksızın, uzun zaman dilimleri boyunca yoğun otlamaya maruz kaldıklarında meydana gelir. Teorik olarak meranın taşıma kapasitesi aşılırsa aşırı otlatma gerçekleşir.[4]

 

 • Teori, belirli bir bölgede en fazla bitki örtüsünün (potansiyel vejetasyon zirvesinin) oluştuğunu varsayar. Bu potansiyel vejetasyon zirvesini etkileyen faktörler yağış, buharlaşma, toprak niteliği ve eğimdir. Taşıma kapasitesi bir bölgenin belirli bir süre için evcil hayvanlarını otlatabilme kapasitesidir. Taşıma kapasitesi aşıldığında aşırı otlama gerçekleşmiş olur. Potansiyel taşıma kapasitesi bir alanın doğal varlıklar tükenmeden uzun süre hayvanları otlatabilme kapasitesidir. Aşırı otlama nedeniyle potansiyel taşıma kapasitesinin aşılmasıyla çölleşme meydana gelir.[5]

 

 

 

Kaynaklar:

[1] Necmettin Çepel, Ekolojik Sorunlar ve Çözümleri (Ankara: Tubitak Popüler Bilim Kitapları, 2003), 38.

[2]“Global Soil Biodiversity Atlas,” European Commission, European Soil Data Center, erişim Haziran 2018, https://esdac.jrc.ec.europa.eu/content/global-soil-biodiversity-atlas, 124.

[3]A.g.e., 125.

[4] M. H. Markus, “The impact of overgrazing on desertification. BSc Internship Erosion and Soil & Water Conservation,” (BSc Internship report, Wageningen University, 2011), 12.

[5]Global Soil Biodiversity Atlas, 125.

Daha fazlasını göster...
Sonraki Konu

Değişen İklim