Loading...
PDF İndir

Büyüyen Kentler, Artan Nüfus

 • İnsanlık tarihi boyunca dünya nüfusunun büyük değişimler gösterdiği birçok dönüm noktası oldu. Bu dönüm noktalarının ilki insanın alet yapmayı öğrenmesi, ikincisi tarımın keşfedilip insanın düzenli gıda üreticisi haline gelmesiyle yaşandı. Nüfusla ilgili üçüncü büyük değişiklik Sanayi Devrimi ile yaşandı. Sanayi Devrimi dünya nüfusunda önemli bir sıçramaya ve ilk büyük şehirleşme dalgasına yol açtı. Günümüzde ise nüfus artışı ve kentleşmede yaşanan en güçlü kırılma 1950’lerde yaşanan ve günümüzde hâlâ devam eden Yeşil Devrim’le oldu. Endüstriyel ölçekte kimyasal böcek ilaçlarının (pestisitler) ve kimyasal gübrelerin kullanılması, toprak kullanım alanının önceden görülmemiş boyutlarda genişlemesi ve gıda üretiminin sanayileşmesi ile nüfus hızla arttı. Endüstrideki makineleşmenin ve ileri teknolojinin yeni çalışma alanları oluşturmasıyla şehirlerin daha cazip hale gelmesi sonucunda, insanlık tarihinin en büyük göçü başladı.[1] 1900’lü yılların başında 1,5 milyar olan nüfusun 3 milyarı bulması 160 yıl sürmüşken, 6 milyara ulaşmak sadece 30 yıl sürdü, kentler hızla büyüdü.[2]

 

 

 • 1970-2000 yılları arasında küresel düzeyde kent alanları dört katına çıktı. İnsanlık tarihinde ilk kez 2007 yılında kentlerde yaşayan nüfus kırsal nüfusu geçti. Günümüzde nüfusun %54’ü kentlerde yaşıyor, 2050 yılında bu rakamın %68’e yükseleceği öngörülüyor.[3],[4],[5]

 

 • Küresel olarak, kara yüzeyinin yüzde 2-3’ünü kentler kaplıyor; bu oranın 2050 yılında yüzde 4-5’e kadar çıkacağı tahmin ediliyor. Gelişmekte olan ülkelerdeki imar alanlarının ise 2030 yılına kadar üç katına çıkması bekleniyor.[6]

 

 • Günümüzde Kuzey Amerika’nın %82’si, Latin Amerika ve Karayipler’in %80’i, Avrupa’nın %73’ü kentlerde yaşıyor. Kentsel nüfus oranları sırasıyla %40 ve 48 olan Afrika ve Asya’da kentsel nüfus oranlarının 2050’de %56 ve %64’e çıkacağı öngörülüyor. Bu rakamlarla iki kıta aynı zamanda dünyanın en hızlı kentleşen iki bölgesi.[7]

 

 • Türkiye için kentleşmeye dair büyük kırılma tarımda traktörleşmenin yaşandığı 1950-60 yılları arasında yaşandı.[8] 1950'de kent nüfusunun ülke nüfusu içindeki payı %25 gibi oldukça düşük bir düzeydeyken, bu oran 1980'de %43,9'a, 1985'te kırsal nüfusu geride bırakarak %53'e yükseldi. 2014 yılında yaklaşık 77 milyonluk nüfusun yalnızca %27'si kırsal alanda yaşarken %73'ü kentlerde yaşıyordu. Türkiye nüfusunun 2050 yılında %84’ünün kentlerde yaşayacağı öngörülüyor.[9]

 

 • Dünya çapında kentleşme dakikada iki hektar toprağın kaybedilmesine yol açıyor. Büyüyen kentler, birinci dereceden tarım alanlarına doğru genişliyor. Kentsel büyümenin küresel ortalamaya göre 1,77 kat daha verimli olan tarım arazilerine doğru genişleyeceği tahmin ediliyor.[10] Kentsel büyüme nedeniyle ekili arazilerde yaşanacak kaybın yaklaşık yüzde 80’i Asya ve Afrika’da yaşanacak. Hem Afrika hem de Asya’da kaybolacak ekili alanlar diğer ülkelerin ortalamalarının iki katı daha verimli alanlardır.[11]

 

 • Birçok şehir bir zamanlar verimli toprakları olması sayesinde tarımın artı değer yaratabildiği yerlerde kurulmuştur. Bu durum dünyanın bugündeki ve gelecekteki gıda güvenliğini tehdit ediyor. Yayılan şehir yerküreyi beton ve asfaltla kaplıyor, yağmur sularının toprak tarafından emilmesini engelleyerek sellere sebep oluyor. Biyoçeşitliliği yok ediyor ve toprağın karbonu depolamasının önüne geçiyor.[12]

 

 

Kaynaklar:

[1] “Toprak Atlası,” Heinrich Böll Stiftung, Institute for Advanced Sustainability Studies, Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği, erişim Haziran, 2018, https://tr.boell.org/sites/default/files/toprak_atlasi_en_son_hal_-_final_1.pdf.

[2] Max Roser ve Esteban Ortiz-Ospina,  "World Population Growth," Our World In Data, erişim Haziran 2018, https://ourworldindata.org/world-population-growth.

[3] “Status of the World’s Soil Resources,” Status of the World’s Soil Resources, Food and Agriculture Organization of the United Nations, s. 89, erişim Haziran 2018, http://www.fao.org/3/a-i5199e.pdf.

[4] V. I. Vasenev ve ark., “Projection of urban expansion and related changes in soil carbon stocks in the Moscow Region,” Journal of Cleaner Production 170, no. 1, (Ocak 2018).

[5] “News,” United Nations Department of Economic and Social Affairs, erişim Haziran 2018, https://www.un.org/development/desa/en/news/population/2018-revision-of-world-urbanization-prospects.html.

[6] “World Urbanization Prospects: The 2014 Revision, Highlights,” United Nations, Department of Economic and Social Affairs, Population Division, erişim Haziran 2018, https://esa.un.org/unpd/wup/publications/files/wup2014-report.pdf.

[7] “Status of the World’s Soil Resources,” 91.

[8] Şeref Hoşgör, Aysıt Tansel, 2050'ye doğru Nüfus Bilim ve Yönetim: Eğitim, İşgücü, Sağlık ve Sosyal Güvenlik Yansımaları (İstanbul: TUSİAD Yayınları, 2010), 41.

[9] Şevket Işık, “Türkiye’de Kentleşme ve Kentleşme Modelleri,” Ege Coğrafya Dergisi, no. 14 (2005): 59.

[10] Christopher Bren d’Amour, Femke Reitsma, Giovanni Baiocchi, Stephan Barthel, Burak Güneralp, Karl-Heinz Erb, Helmut Haberl, Felix Creutzig ve Karen C. Seto. “Future urban land expansion and implications for global croplands” PNAS 114, no. 34 (August, 2017): 8939-8944.

[11] A.g.e.

[12] Toprak Atlası, 34.

 

 

Daha fazlasını göster...
Sonraki Konu

Yoğun Toprak İşleme