Loading...
PDF İndir

Yok Olan Su

 • Yağmur ve karın büyük bölümü toprak yüzeyine düşer. Yağışın toprak yüzeyine düştükten sonraki kaderini toprağın yapısı belirler. Toprağın türü ve kalitesi, yağışın toprağın geçmeden yüzey akışı halinde topraktan uzaklaşacağına mı, yoksa bir süre tutulacağı toprağın derinliklerine sızacağına mı karar verir. Suyun toprakta olduğu dönem, tarımsal üretim, bitkiler ve toprakta yaşayan birçok organizma için çok önemlidir.[1]

 

 • Toprak parçacıkları çoğu zaman birbirine dokunur gibi görünür ama gerçekte parçacıklar arasında taneleri bir arada tutan organik madde ve boşluklar bulunur. Bu boşluklar gözenek olarak isimlendirilir. Toprak kuru olduğunda bu boşluklar hava, toprak nemli olduğunda ise su ile doludur.[2] Toprağa sızan su toprağın dokusuna (killi, tınlı veya kumlu olup olmadığı) ve yapısına gözenek ağı) bağlı olarak farklı kuvvetlerde tutulur.[3],[4]

 

 

• Bünyesinde yeteri kadar su tutan sağlıklı topraklarda bitkiler suya çok daha kolay erişebilirler. Üzerinde bitki örtüsünün gelişmesine fırsat veren topraklar dolaylı olarak yüzey buharlaşmasını da en alt düzeye indirir ve su kullanım verimliliğini en üst düzeye çıkarır. Bu sadece nemin bitki gelişimi için kritik öneme sahip olduğu kuraklık dönemlerinde faydalı olmakla kalmaz, aynı zamanda toprak suyun nehirlere geçişini yavaşlattığı için aşırı yağışlı dönemlerde de sel riskini azaltır. Bu nedenle, sağlıklı topraklar gıda üretimini devam ettirmek ve temiz yer altı suyu kaynakları için hayati önemdedir ve felaket risklerini azalttığı gibi felaketlere direnci de artırır.[5]

 

 • Bitki örtüsünden mahrum, bozulmuş topraklarda toprak tanelerini bir arada tutan, aynı zamanda toprağın su ve hava tutma kapasitesini kontrol eden organik madde miktarı azalır, toprak taneleri arasındaki boşluklar azalır ve toprak taneleri üstüne yığılmış bir hal alır. Bu durumda yağmur suyunun sadece küçük bir bölümü toprağın alt katmanlarına sızabilir. Yağışın büyük bölümü çıplak topraktan kopardığı serbest haldeki toprak taneleri ile birlikte yüzey akışı olarak eğim boyunca hareket eder. Bu durumda yer altı su depoları yeterince su ile beslenemez ve zamanla çöker. Diğer bir deyişle, arazi bozulması, suyun bozulmasına ve nihai su kıtlığına yol açar.[6]

 

 • Günümüzde 1,2 milyar insan fiziksel su kıtlığından (kişi başı <500 m3/yıl) etkilenen bölgelerde yaşıyor. 2025 yılında bu rakamın 3,5 milyar insanı bulması bekleniyor. Su sıkıntısı yaşayan alanlar aynı zamanda toprak bozulumunun da en güçlü olduğu alanlardır.[7]

 

Kaynaklar:

[1] “Towards a water and food secure future,” FAO, erişim Haziran 2018, http://www.fao.org/publications/card/en/c/eb978434-dac0-4cd0-bcb3-f1f6f01773f9/

[2] “Soil and Water,” FAO, erişim Haziran 2018, http://www.fao.org/docrep/r4082e/r4082e03.htm

[3] A.g.e.

[4] Zachary M. Easton ve Emily Bock, “Soil and Soil Water Relationships,” Virginia Cooperative Extension, erişim Haziran 2018, https://ext.vt.edu/content/dam/ext_vt_edu/topics/agriculture/water/documents/Soil-and-Soil-Water-Relationships.pdf

[5]  P.E.V. Charman ve B.W. Murphy, Soils: Their Properties and Management 5th ed., (Oxford: Oxford University Press, 1998), 103.

[6] “Soil and Water.”

[7] “Scarcity and degradation of land and water: growing threat to food security,” FAO, erişim Haziran 2018, http://www.fao.org/news/story/en/item/95153/icode/

Daha fazlasını göster...
Sonraki Konu

Artan Sıcaklık