Loading...
PDF İndir

Yoksulluk, Ekmek Kavgası ve Göç

 • Gıda güvenliğinin birçok tanımı vardır, ancak en yaygın tanıma göre gıda güvenliği insanların aktif ve sağlıklı bir yaşam için yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik erişimlerinin olması durumudur.[1]

 

 • Toprağın gıda güvenliğine en önemli katkısı ekin ve yem üretimindeki temel rolüdür. Tükettiğimiz gıdaların çok büyük bir bölümünün doğrudan ya da dolaylı yollarla topraktan elde edilmesi[2] toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik bütünlüğünün korunmasının ne kadar önemli olduğunu gösterir. Toprağı korumak küresel gıda güvenliği için hayati bir öneme sahiptir.[3]

 

 • Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütüne (FAO) göre 1,5 milyar insanı besleyebilecek büyüklükteki toprak alanı (dünya kara alanının dörtte biri) erozyon, ormansızlaşma, kentleşme ve sürdürülebilir olmayan tarım uygulamaları nedeniyle bozulmuş durumdadır ve geri kalan toprakların sadece 60 yıllık sağlıklı hasat yapabilecek ömrü kalmıştır. [4],[5]

 

• Dünya nüfusunun 9 milyarı geçmesi ve 30 yıl sonra tarım ürünlerine olan talebin 2013 yılına göre %50 artması bekleniyor. Tarım topraklarının mevcut durumu gelecek neslin gıda güvenliğinin tehdit altında olduğunu gösteriyor.[6]

 

 • Küresel gıda güvenliğinin küresel boyutta krize dönüşmesi için 30 yıl beklemeye gerek yok. Topraktaki bozulma yeterli ve besleyici gıda üretimini günümüzde de olumsuz yönde etkileyemeye çoktan başladı. Toprak bozulması ve iklim değişikliğine bağlı küresel ısınmanın neden olduğu etkiler dünya devletleri için küresel barışı bozan ve güvenliği tehdit eden önemli riskler ortaya çıkıyor.[7] Geçtiğimiz on yılda, özellikle gıda güvensizliği ile karşı karşıya olan ülkelerde artan şiddet olayları ve çatışmalar bunun iyi bir örneğidir.[8]

 

 • Küresel gıda krizi raporuna göre 2017 yılında 48 ülke ve bu ülkelerin çeşitli bölgelerinde yaşayan 108 milyon kişi gıda güvenliği krizi ile karşı karşıyaydı. 2018 yılında bu rakamlara üç ülke ve 16 milyon kişi daha eklendi. Günümüzde 51 ülkede, 124 milyon kişi gıda güvenliği krizi tehdidi altındadır.[9]

 

 • Gıda güvenliği krizi ile karşı karşıya kalan bu ülkelerin ortak noktaları, yüksek yoksulluk oranları, şiddetli iç savaş, afet boyutunda kuraklık, buna bağlı toprak bozulumu, düşük verim ve besleyicilik gıda sorunlarından birden fazlasıyla karşı karşıya olmalarıdır.[10]

 

 • Çoğu zaman yoksulluk ve çevre sorunları iç içe geçer. Yoksulluk seviyesinin düşük olduğu ülkelerde bozulmuş toprak oranının %20, yüksek olan ülkelerde ise %40-50’lerde olması bu durumun önemli bir kanıtıdır.[11]

 

 • Yoksullar genellikle ortam sağlığı ve gelir elde etme açısından yüksek risk içeren alanlarda yaşamaktadır. Riske maruz kalmayı azaltmak veya bu tür risklerin sonuçlarını hafifletmek için yatırım yapmaktan yoksundurlar. Bu nedenle çevresel bozulma, yoksulların sağlık ve beslenme durumunu olumsuz etkiler ve üretkenliklerini azaltır. Bu durum, hem azalan toprak kalitesi nedeniyle artan işçilik veya birim alan başına daha düşük verimlilik ve besleyicilik yoluyla doğrudan gerçekleşir, hem de yetersiz beslenme ve kötü sağlık koşulları nedeniyle üretilecek emeğin fiziksel kapasitesinin azalması yoluyla dolaylı yollardan gerçekleşir.[12],[13]

 

 • Yaşam şartları giderek zorlaşan yoksul insanlar genellikle göçü bir baş etme stratejisi olarak kullanırlar.[14] İklim değişikliği sonucu meydana gelen toprak bozulumunun 50 ila 700 milyon insanı göç etmeye zorlayacağı öngörülüyor. Göç birçok sosyo-ekonomik ve kültürel adaletsizliği de beraberinde getiriyor. Bu nedenle küresel barışı korumak ve refahı arttırmak için toprakları korumak büyük önem taşıyor.

 

Kaynaklar:

[1] Peter J. Gregory, “Soils and Food Security: Challenges and Opportunities,” Issues in Environmental Science and Technology, no. 35, (2012): 4.

[2] “Status of the World's Soil Resources,” FAO, erişim Haziran 2018, http://www.fao.org/documents/card/en/c/c6814873-efc3-41db-b7d3-2081a10ede50/

[3] Ayten Namlı ve Onur Akça, “Sağlıklı Toplumlar için Sağlıklı Topraklar,” Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Dergisi 2, no. 1, (2014): 30-33.

[4] “Healthy soils are the basis for healthy food production,” FAO, erişim Haziran 2018, http://www.fao.org/3/a-i4405e.pdf

[5] “The future of food and agriculture,” FAO, erişim Haziran 2018, http://www.fao.org/3/a-i6583e.pdf

[6] “Healthy soils are the basis for healthy food production.”

[7] A.g.e.

[8] “The future of food and agriculture.”

[9] “Global Report on Food Crises 2018,” Food Security Information Network, erişim Haziran 2018, https://docs.wfp.org/api/documents/WFP-0000068917/download/?_ga=2.98830814.1763222665.1530949150-637688158.1530949150

[10] A.g.e.

[11] “Global Report on Food Crises 2018.”

[12] S. Kumar ve D. Hotchkiss,. “Consequences of Deforestation for Women's time allocation: Agricultural Production and Nutrition in Hill Areas of Nepal,” IFPRI Research Report No. 69, October 1988, erişim Haziran 2018, http://www.ifpri.org/publication/consequences-deforestation-womens-time-allocation-agricultural-production-and-nutrition.

[13] "Poverty, Population and the Environment," World Bank, erişim Haziran 2018, http://documents.worldbank.org/curated/en/192051468741002945/Poverty-population-and-the-environment.

[14] “Poverty and Land Degredation,” FAO, erişim Haziran 2018, http://www.fao.org/wairdocs/tac/x5784e/x5784e0g.htm#2.1%20impact%20of%20degradation%20on%20the%20poor53.

Daha fazlasını göster...
Sonraki Konu

Besin Yetersizliği